Archive

Posts Tagged ‘İnternet’

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -4

April 26th, 2010 No comments

Şirketlerin kendine ait bir bloğu olması son dönemde yükselen bir trend. Siz de şirketiniz adına bir blog tutulması konusunda karara vardınız peki bloğu kim yazacak? Siz mi, çalışanlarınız mı? Seçeceğiniz bir sosyal mecra yetkilsi ya da sözcüsü mü? Yoksa ajansınız mı?

  • Hangi seçeneği seçerseniz seçin öncelikle bloğu yazan kişi siz değilseniz yazarın şirketiniz ile olan ilişkisini açıkça belirtmesini sağlayın.
  • İletişim politikalarınızı ajansınız ile birlikte oturarak önceden belirleyin ya da mevut politikalarınızı bloğunuz özelinde revize etmeniz gerekiyorsa yayına girmeden tamamlayın ve blog içerisinde ulaşılabilir bir yerde olmasına özen gösterin
  • 3. partiler ile gerçekleştirilecek her türlü çalışma ve iletişim de doğru, kesin ve açık olunmasını sağlayın.
  • Ajansınız sizin adınıza blog üzerinden iletişimi sürdürecektir ancak kesinlikle “nasılsa onlar yapıyor.” diyerek bir kenara itmeyin ve mutlaka blog yazılarını takip edin, takipçilerinizin yorumlarını okuyun ve ajansınızın cevaplarını inceleyin. Kurumsal imajınız ya da dilinizden uzaklaşma durumu olmaması için sizin ihtiyacınız olan iletişim modelinin sürekliliğinin sağlandığından emin olmanız gereklidir.

Sosyal mecra çok derin ve çok büyük bir deniz bu deniz içerisinde öne boğulmadan hayatta kalmanız ardından da kaybolmadan ilerlemeniz gerekmekte. Bilmediğiniz bir yerde el yordamı ile hareket etmeniz de gerekse mutlaka doğru yaotığınızdan emin olana kadar yanlış bir karar almadan tekrar tekrar örnekleri incelemenizde tartıp biçerek aksiyon almanızda fayda var. Bu dört serilik yazımda önemli saydığım bazı maddeleri sizlerle paylaşmaya gayret gösterdim. Elbette tüm maddeleri bunlarla sınırlayamayız, aklınıza gelen önemli bulduğunuz diğer konu ve maddeleri bizlerle paylaşırsanız burada onlara da keyifle yer vermek isteriz.

İlgili yazılar:

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -1
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -2
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -3
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -4

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -3

April 26th, 2010 No comments

Blog yazarları ile olan ilişkilerinizde yazarları teşvik etmek ve ürün/hizmet hakkında yazı yazmalarını talep etmek amacı ile ödül programları, hediyeler vb. teşvikler verilme durumlarında dikkat etmeniz gereken bazı madeleri aşağıda bulabilirsiniz.

  • Yine ilk iki başlık altında da belirttiğim üzere en önemli temel nokta şeffaflık olacaktır. Gerçekleştirdiğiniz tüm teşviklerinizde şeffaf ve doğru bir biçimde bunu ilgili iletişim kanallarınızdan duyurmanız ve ortaklaşa çalıştığınız blog yazarı/yzarları’nın da aynı şekilde bu bilgiyi paylaşmasını sağlamanız sağlıklı olacakır.
  • Ürün gönderdiğiniz ya da hizmetinizden faydalanmasını sağladığınız blog yazarından ürün/hizmet için ücret talep edilmemelidir.
  • İncelemesi ya da yazı yazması için ürün gönderdiğiniz blog yazarı düşündüğünüzün aksine ürün/hizmet ile ilgili yazı yazmayabilir veya olumsuz bir yazı yazabilir. Bu durumda kendisine müdahele etme hakkınız bulunmamaktadır. İşin doğası gereği blog yazarı hissettikleri/beğendikleri konular hakkında yazmalı.
  • Blog yazarı/yazaları’nın ürün/hizmet hakkında ücretli yazı yazması’nı talep ettiğiniz durumlarda ilgili yazı ya da blog içerisinde yazarın sizinle olan icari ilişkisi etik açıdan belirtilmelidir.
  • Ticari ya da kişisel blog sayfanızın reklam gelirleri üzerinde hızlı bir artış sağlamak adına link paylaşımı ya da manipulatif hit kazanımı yollarını tercih etmemelisiniz.

İlgili yazılar:

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -1
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -2
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -4

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -2

April 26th, 2010 No comments

Birinci bölümde sosyal mecra üzerinde iletişime geçerken kimliğimizin belirtilmesi konusu üzerine bazı maddeleri sıralamış ve dikkat çekmeye çalışmıştım. Bu yazımda da yine sosyal mecra’da iletişime geçerken dikkat etmeniz  ve de yapmamanız gereken bazı durumları sıralayarak yazı serisine devam ediyorum.

  • Bağlı bulunduğunuz şirket hakkında yazı yazmanız, şirketinizi ilgilendiren yazılara yorum yazmanız gibi durumlarda firma ile olan ilişkinizi/konumunuzu belirtin.
  • Eğer yazı ya da yorumunuz kişisel düşüncenizi belirtiyor ve firmanızı bağlamıyor ise yine yazı/yorum içerisinde ilgili yazının kişisel düşünceniz olduğunu belirtin.
  • Anonim olarak blog yazıyor ya da anonim olarak sosyal mecra içerisinde iletişime geçiyor iseniz firmanız ile ilgili yazı/yorum ve düşünce paylaşımı gerçekleştirmeyin/tartışma açmayın.
  • Blog yazarlarını hakkınızda olumlu yazılar yazmaları için ikna etmeyin. Önemli olan doğal ve içten gelen yazıların yazılmasıdır.
  • Toplu yazı/mesaj girişi yapan uygulamalar kullanmayın.
  • Blog yazarları’ndan sizin ya da firmanızın hakkında yanlış yönlendirme içeren, bilgi çarpıtan haber yazmaları konusunda talepte bulunmayın.
  • Gerek blog yazarları gerekse sosyal mecra içerisinde iletişime geçtiğiniz tüm kişi ve kuruluşlar ile seviyeli bir iletişim kurmaya özen gösterin.
  • Tüm online iletişiminizde hukuk kurallarına uyduğunuzdan emin olun. Unutmayın gerek kişisel gerek kurumsal iletişiminizde kullandığınız bu mecra sizi hukuk kuralları ile bağlamaktadır. Üzücü sonuçlar doğurmamaı için tüm iletişiminizi dikkatli bir strateji çerçevesinde gerçekleştirmeye çalışın ve özenli olun.

İlgili yazılar:

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -1
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -3
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -4

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -1

April 1st, 2010 2 comments

Şirketinizin interaktif kanalda iletişimini gerçekleştiren iletişim uzmanı ya da şirket çalışanı olarak şirketi temsil eden bloglar ve blogcular sosyal mecra kullanımını gerçekleştirirken etik kodlara özen göstermelidir.

Yaşanan örneklerde  çoğu zaman kampanyaların hızla hazırlanması ya da iletişim kanalında gerçekleşecek iletişim stratejisinin önceden sağlıklı bir şekilde oturtulmamış olması ya da farklı nedenlerle mecra’da yapılan onlarca hataya şahit oluyoruz. Yakın bir zamanda Nestle ve Greenpece’de iletişim faciaları yaşanmış ve bunu yakından takip etmiştik. (Nestle ve Greenpace vakaları)

Benzer sorunlar yaşamamak adına internet üzerinde yapılacak iletişimi planlarken çok yönlü düşünmek ve önceden iletişimde kullanacağınız tonu iyi belirlemelisiniz. Ancak ne tür bir iletişim yapılırsa yapılsın temelde etik kodlara uymak gerektiğini kabul ederek işe başlamakta fayda var.

Bu gün itibarı ile her gün bir başlık belirterek bu başlık altında dikket edilmesi gereken maddeleri paylaşacağım.

Kimliğinizin belirtilmesi

  • Kimim, ne yaparım, kimin için çalışırım gibi maddeleri açıkça önceden belirtin.
  • Bir firma adına çalışıyor ve iletişimini gerçekleştiriyorsanız mutlaka belirtin.
  • Sizinle irtibata geçilecek iletşim kanallarını önceden berlitin ve insanların size ulaşabilmesini sağlayın.
  • Hem şirketin hem de sizin reputasyonu adına hem de işin sağlığı açısından işinizi ilgilendiren kanun ve kuralları bilin ve bunlara harfiyen uyun.
  • Fake hesaplar kullanarak markanız adına iletişim yapmaya çalışmayın. Açık ve dürüst olun. Sosyal mecra her zaman dürüst yaklaşımı destekler.
  • Adına çalıştığınız firma için kampanya, güvenlik ve bilimum sebepten ötürü farklı isimler ile hesaplar kullanması gereken durumlarda bu hesapların iletişimi yapılan firma ile olan ilgisini açıkça belirtin ve deklare edin.

İlgili yazılar:

Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -2
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -3
Sosyal Mecra’da iletişimin etik kuralları -4

Google reader play Beta…

March 23rd, 2010 No comments

Google reader play, Google’ın yeni oyuncaklarından biri. Gün içinde onlarca site gezip sıkılanlar ve neye denk geleceğini bilmek istemeyenler için ideal. Google belli ki RSS paylaşımını farklı bir boyuta taşımaya çalışmış. Daha görsel ağırlıklı, yazıların ikinci planda kaldığı ve tıpkı bir foto slide izlercesine tasarımı ile fotoğraf galerisini mi gezdiğiniz yoksa reader’dan bir haber mi okuduğunuz pek ayrıştırılamıyor.

Gün içerisinde en çok önerilen/beğenilen/paylaşılan link, haberlere yer veriyor belirsiz bir sıra ile. Böylece girdiğinizde ne ile karşılaşacağınızı bilmeden galeride ilerliyor ve çıkan görsel ve metinleri takip ediyorsunuz. Google’da görmeye alıştığımız beyaz fon yerine Reader Play tamamen siyah fon üzerine yerleştirilmiş. Doğrusu ilk dikkatinizi çeken noktası oluyor bu renk farkı. (Fena da olmamış hani)

Google hesabınıza giriş yapmadan da kullanabildiğiniz Google reader play’i ancak ekrandaki girişlerden beğendikleriniz olduğunda paylaşmak, beğenmek ya da yıldızlamak için üye olmanızı talep ediyor.

Sol alt kısımında yer alan buton takımlarında sırası ile;

1. Thumbnail görüntülemeyi kapatma.

2. Magic Layout‘a geçiş : Eğer sıradaki feed görsele sahip ise çalışan bu mod açıldığında haberde yer alan görsel ortalanarak daha büyük olarak gösterilirken yazı ikinci planda kalıyor.

3. Stream settings: Bu başlık tıklandığında önden tnaımlı 10 kategoriden biri ya da birden fazlasını seçerek hangi feed’lerin rastgele getirilmesini istedğinizi belirtiyorsunuz.

Orta alt kısımında yer alan buton takımlarında sırası ile;

1.  Star: Çok beğenilen girdileri imlemek için .

2. Like: Beğenilen girdileri imlemek için.

3. Share: Paylaşmak için.

Halen Beta aşamasıda olan Reader Play’in önümüzdeki dönemlerdeki kullanımı nasıl olacak merak ediyorum doğrusu.

 

Google Reader’ın son güncellemeleri ile ilgil haber için tıklayın

 

 

 

Apple örneği ve kaliteli ürün fotoğrafı’nın gücü

November 4th, 2009 No comments

appleHer gün daha fazla internet sitesi yayına giriyor ve gittikçe daha karmaşık mesajları çözümlemek durumunda kalıyoruz. Tüketici açısından tam bir mesaj çözme kabusu oluşurken üretici ve satıcı trafında ise bu karmaşanın içerisinde doğu mesajı doğru kişiye ulaştırma mecburiyeti reklamcıları, pazarlamacıları, interaktif uzmanları daha da zorluyor. Bu karmaşıklık bir yandan daha yaratıcı yolları ortaya çıkarsa da şahit olduğumuz örnekler bize basit olmayı her defasında yeniden öğütlüyor. Düşünün bir onlarca firma web sitesi açıyor, kimi ürünlerini tanıtıyor kimi tanıtmakla kalmayıp online satış yapıyor. Bu firmalara ek olarak onlarca da eticaret sitesi binlerce ürünün satışını gerçekleştirmeye çalışıyor.

Şimdi tüm bu ürün ve bilgi karmaşasını bir daha düşünelim. Biz neye göre seçim yapıyoruz? Sadece fiyat mı? Elbette fiyat çok önemli bir etken ama ya fiyatların tamamen aynı olduğu iki site düşünürseniz?

apple_mouse

Dokunamadığınız, koklayamadığınız, hissedemediğiniz bir ortamda seçim yapmanız gerekiyor, siz olsanız hangisini seçersiniz? İşte bu nokta da ürün görseli öne çıkıyor. İyi çekilmiş iyi hazırlanmış fotoğraflar ile hazırlanmış görsel zenginliği olan (kullanımı zorlaştıran görsel çöğlükle karıştırmamakta fayda var) firmalar ve siteler kazanıyor. Bu noktada verilecek en iyi örnek olarak Apple’ı göstereceğim; doğrusu her ürün en ince detayına kadar neredeyse poster boyutunda fotoğraflar ile destekleniyor. Müşteri almayacak bile olsa o tasarım harikası ürünleri daha yakından incelemek için sitede uzun süreler harcayabiliyor. Potansiyel alıcı için ise bu inanılmaz bir fayda. Bir çok sitede sayfanın bir köşesinde kalmış ufacık ürün görselleri, basıldığında büyük boyutları bile yerleştirilmemiş ürünler dolu iken Apple çok ciddi bir bütçe ve eforu ürünlerin çok kaliteli fotoğrafları ile donatmaya harcıyor.

Hep birlikte düşünelim kaç defa bir e-ticaret sitesine girip, almak istediğimiz bir ürünün farklı modelleri arasındaki farkını içeriklerden bulamayınca fotoğraflarına bakıp yüksek çözünürlüklü fotoğraf bulamayınca karar veremeyip fikir değiştirmişizdir. 7-8 yıl önce firmalar ürün fotoğraflarını e-ticaret firmaları ile paylaşmazken hatta bir çoğu böyle bir arşive bile sahip değilken, tek tek tüm ürünlerin fotoğraflarını çekip dekupe edip hazırlardık kendi imkanlarımız ile.

Amaç müşteri için sitede büyük ve iyi fotoğraflara yer vermek. Bugün onca yılın ardından müthiş gelişmeler yaşadık gerek teknolojide gerek tedarik kanallarında gerekse firmaların internete ve e-ticarete yaklaşımında ama halen bir çok firmanın sayfasını gezdiğimde ürün görselinin öneminin henüz kavranmadığı fikrine kapılıyorum ve kesinlikle bu konuda Apple’ın örnek alınması taraftarıyım. Ne olursa olsun, sitenizde ürünlerinizin kalieteli, yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını paylaşın ziyaretçilerinizle. Evet belki ilk etapta bu iyi bir fotoğraf çekim maliyeti getirecektir ancak unuytmayın ki tamamen hissiyattan uzak bir ortamda ürün tanıtıyor ve satışını yapıyorsunuz. Bir iMac kadar şık olmayabilir ürününüz ama mutlaka potansiyel alıcınızın incelemesini gerektiren noktası vardır. İhtiyaç duyulduğunda bu ihtiyaca cevap verebilen bir firma iseniz bilin ki daha başka ziyaretçileriniz de olacaktır.

Firmalar bir mikrosite için milyarları kolaylıkla gözden çıkarırken diğer yandan kendi ürünleri için daha iyi fotoğraf çekimleri gerçekleştirmeyi hep gözardı ederler. Oysa daha fazla detay sunabileceğiniz fotoğrafların sitenizde yer almasını sağlamak sizi müşteri gözünde daha iyi bir konuma getirecektir. İyi bir fotoğrafçı eli ile çekilmiş fotoğraflar ziyaretçinin satınalma dürtüsüne hizmet ederken bir yandan ürünün gerçekliğine en yakın hali ile ürünü yakından tanımanızı sağlayacaktır. Apple firmasının kısa bir süre önce çıkardığı yeni mouse buton’u bilirsiniz, mutlaka görmüşsünüzdür o yumuşak fotoğraflarını. Nerdeyse içine gireceğiniz kalitede fotoğraflar ile ürünü destekliyorlar sürekli olarak.

Categories: E-Ticaret, İnternet Tags: ,

İnsan olan katkıda bulunsun. reCAPTCHA Metin Doğrulama

October 15th, 2009 No comments

d

Herşey CAPTCHA ile başladı

İnternet günlerinizde aşağıdaki gibi deforme edilmiş metinler mutlaka karşınıza çıkmıştır. Peki nedir onlar, ne işe yarar?

Captcha, insanların deşifre edebildiği fakat bilgisayarların deşifre edemediği resim doğrulama programıdır. Bu resimleri bir insanın tanımlaması kolay iken, bir bilgisayar tarafından aynı resmin çözülmesi mümkün değildir.

Bu program ile, insan ile otomatik kodlanmış bir yazılım (bot) arasındaki fark anlaşılabilir. İnternet kullanıcısına faydası, spam ve hilelere karşı korunuyor olmasıdır. CAPTCHA, bot’ların her saniye yeni bir e-posta adresi (xjs2038@…com, xjs2039@…com) alıp spam ailesinin yeni fertleri olmasını önüne geçiyor çünkü, CAPTCHA e-postanın üretilmesi aşamasında karşı taraftan resim doğrulama isteyerek gerçekten bir insanın e-posta adresi almak istediğinden emin oluyor.

Başka bir kullanım alanında ise güvenliği artırmak için şifre giriş panellerinde yer alıyor. Gmail hesabınızın şifresini 3 kere yanlış girdiğinizde, sunucu size “kime bakmıştınız?” sorusunu yöneltip resim doğrulama istiyor. Mevcut şifre kırma hızlarını düşünürsek, CAPTCHA güvenliğimiz için de büyük bir artı.  Peki bu resimdeki metinleri doğrularken devasa bir arşiv çalışmasının içinde olabileceğiniz aklınıza gelmiş miydi?

Eski Kitapların Dijitalleştirilmesi…Bugün toplum için ne yaptın?

Peki bu sistemin faydası bu kadar mı? Hayatımıza reCAPTCHA gelene kadar yanıt yukarıda özetlediklerimiz ve diğer doğrulama/güvenlik hususları olacaktı. Ancak reCAPTCHA ile, belki yakın zamanda faydalanacağımız bir projenin farkında olmadan birer katılımcısı olduk.

ReCAPTCHA, henüz dijital ortama taşınmamış kitap, gazete vb. gibi yayınların dijital yayınların CAPTCHA sistemi ile dijital ortama taşınmasını sağlayan bir program.

Mevcut tarama yöntemleri, optik karakter tanımlama (Optical character recognition OCR) teknolojisi ile çalışıyor. Ancak, en az 1 kere denemiş ve görmüşsünüzdür, bu programlar mükemmel değil. Tanımlayamadığı karakter ve kelimeler oluyor. İşte reCAPTCHA tam bu noktada devreye giriyor. OCR programları ile tanımlanamayan kelimeleri, resim doğrulama olarak internetteki (habersiz) katılımcılara çözdürüyor. Zekice. İnternette 1 günde tam 200 milyon CAPTCHA çözüldüğünü de düşünürseniz…

Cin fikirli bir gen haritamız olduğundan ilk akla gelen soru: “Sistem resimde ne yazdığını bilmiyor, benim yazdığımın doğru olduğunu nasıl bilecek?”

Resim doğrulama programısize, birini bilip diğerini bilmediği 2 kelime soruyor. Eğer siz sistemin bildiği kelimeyi doğru yazarsanız, yazdığınız diğer “bilinmeyen” kelimeyi de doğru kabul ediyor. Aynı resmi farklı kullanıcılara da gösterip, onların yanıtları ile yüksek bir güvenilirlik yakalayınca “bilinmeyen” kelimeyi kullanıcıların beyanına göre artık tanıyor.

Keyif veren anlamlı bir çalışma..Artık “Ne yazıyor burada?” diye düşünürken “Hangi kitaptan bu?” diye de düşünebilirsiniz.

İlkel CAPTCHA Örnekleri (M.Ö.)

@Orkun Yücel tarafından kaleme alınmıştır.

Apple iPhone 3.0 Software Güncellemesi Yayınlandı

June 18th, 2009 No comments

iphone-os-3

iPhone kullanıcıları için daha önceki yazımda biraz özelliklerini anlattığımız yeni güncelleme bir gün gecikse de 3.0 yayınlandı.

Artık iPhone bir çok eksiklikten dolayı ezik kalmayacak. Yepyen özellikleri ile kullanıp test etmek için sabırsızlanıyorum. Yeni software’in yüklenebilmesi için unutmamanız gereken bir nokta var makinenizde mutlaka iTunes 8.2 yani yeni sürüm iTunes olması gerekli eğer yok ise otomatik olarak önce bu dosyanın indirilip kurulmasını sağlatıyor size iTunes. 85MB’lık iTunes + Quicktime kurum dosyası indirdikten sonra eğer yüklemediyseniz bir de Safari + indiriyorsunuz sonra makinenize pırıl pırıl software’i yükleyiveriyorsunuz.Eğer aranızda yüklemeyi ve güncellemeyi yapıp kullanan varsa lütfen deneyimlerini bizimle paylaşsın, çok memnun oluruz.

Apple iPhone 3.0 Software Güncellemesi için tıklayın.

Apple-OS-3-0

Categories: Teknoloji Tags: , , ,

Lycos… Hatırlayan Var mı? Avrupa'da Arama Hizmetine Başlıyor

June 13th, 2009 No comments

Kimler hatırlar internetin ilk günleri bir Lycos vardı? Bana eski günlerimi hatırlatıyor, her gün yepyeni, akıl almaz hizmetlerin, sitelerin tğremediği, internetin başlı başına bir muize olarak görüldüğü yıllar. Lycos iyi bir marka repütasyonuna sahipti. Ancak Amerikan dot.com krizi lycos.com‘u da vurdu. Amerika’da dot.com balonu patladı ve bu balonla birlikte yokolup giden onlarca .com şirketinden biriydi Lycos ve yokoldu gitti. Ancak son günlerde Lycos kalp atışları duyulmaya başladık. Her ne kadar insanlar bu markayı anılarında yaşatyor olsa da Lycos internet’te yaşanan savaşlardan uzak kalmak istememiş anlaşışan yeniden hayata gelerek Avrupa bölgesi içerisinde arama” hizmeti vereceklerini duyurmuş.

Telekom ADSL Tarifesi 8MB Hız Tek Fiyat

May 13th, 2009 8 comments

ADSLTelekom bugün Modern Sanatlar Müzesi’nde yaptığı basın toplantısında yeni tarifelerini tanıttı. Yeni internet hizmetinde 8 Mbps’ye kadar olan tüm internet tarifelerini tek bir fiyatta toplayan Telekom 4 GB, 6 GB ve sınırsız seçenekleri sunuyor. Böylece internet hızını 8 Mbps yaparken aslında uzun süredir konuşulan bir konu olan sınırsız seçeneğin kaldırılmasını kesinleştirmiş oluyor.

Her yeni tarife sunulduğunda sınırsız tarifenin kaldırılması konusu açılmış ancak yoğun tepkilere de yol açacağından geri adım atılmış idi. Bu sefer durum farklı görünüyor; hız 8 Mbps olurken 4 – 6 GB için bir sorun görünmese de sınırsız tarifenin aslında adı gibi sınırsız olmadığı belirtilmiş. bundan sonra sınırsız tarife kullanıcıları aslında 15 GB aylık download sınırı ile hizmet satın almış oluyor. Açıklama olarak “Kullanıcıların hizmeti suistimal etmesini engellemek.” olarak söylenmiş. Zaten kendi oluşturdukları bir hizmeti sattıktan sonra bu hizmetin müşteriler tarafından kullanılmasını hizmetin suistimali olarak adlandırılması sizce de tuhaf değil mi? O zaman neden sınırsız hizmeti veriliyor? Önce hizmeti sınırsız verip ardından hizmeti kesmek ya da sınırlandırmak ise amaç ki bu yeni tarife ile hem zam yapılmış hem de kullanıcıların toplam bant çıkışı belirli bir limite sınırlandırılmış oluyor bu durumdam müşterinizin karı nedir?

Aylık limitin yani 15GB’ın kullanılıp doldurulmaının ardından aynı ay kullanacağınız ekstra kullanımlar olduğunda Telekom otomatik olarak kullanıcıyı cezalandırarak bağlantı hızını 8 Mbps’den 512K’ya indirerek haksız bir de kazanç elde ederken müşteriyi memnuniytsizliğe itiyor kanımca. Ben sınırsız tarife kullanıcısı olarak özellikle bu tarifeyi kullanıyorum ancak daha ilk haftadan limitimi alarsam 3 hafta boyunca 8Mbps bağlantı fiyatına 512 K bağlantı hızı alacağım böylece kat kat daha pahalıya satmış olacaklar bize hizmeti.

Avrupa ve Amerika’da yüksek bağlantı hızlarını cüzi fiyatlarla temin edebilirken burada her geçen gün daha ucuzlayarak kullanım ve erişim kolaylığı sağlanacağına her geçen gün daha da limitleniyor, sansürleniyor ve erişim hızımız yükseltildi derken düşürülüyor. İnternetimize sahip çıkalım…